SONBAHAR

 

“Güneşin yaz tazesi ışıklarının yerini kış kaçkını ışınlara bırakma süreci sonbahar… Doğanın içinde kalan son enerji kırıntılarını alevden bir katmanla üstüne çekip hafif hafif yanlamaya başladığı zamandır belki de. Haberler bitsin, kalkıp bir çay koyacaktır. Göçmen kuşlar öndekinin kanat seslerinin rüzgarında güneye yönelmişken, eve giren kestane kokusudur. Dur şu film de bitsin kalkıp yerine yatacaktır ve bir türlü bitmeyen bir yazın sonunda gelememişse hala bir kente, her taşın altında, her kuşun kanadında, her akşam rüzgarında aranan, özlenen, beklenen bir hayal tortusudur. Gece haberlerinden sonra kesin yatağa geçecektir. Hüznün canyoldaşı, aylaklığın birinci şartı, dinginliğin başkentidir. Bir süredir kanepede yanladığı gibi kalmaktadır. Başkentin sonbaharı her parkta bir ayrı güzeldir…” / mortimes

 

SONBAHAR MENÜ-3

Sonbahar geldi, benim en en en çok sevdiğim mevsim! Bir de beraberinde getirdiklerini düşününce… Ekimle birlikte bereket, bolluk dolu yağmurlar; ardından yağmurun bereketinin sembolü mantarlar; mantarların çoşkusu ile dikenlerini saçan kestaneler; bal kabaklarının o güzelim renkleri, biçimleri ve tabii ki tüm bunlardan yaptığım çorbalar benim için sonbaharın anlamı. Doğanın ben buradayım, hazırım ve yeniden yineleniyorum dediği zaman… Ben de merakla ve iştahla bu mevsimi bekliyorum.

serife@serifeaksoy.com
%d blogcu bunu beğendi: